Futbol dünyasının en prestijli organizasyonu olan FIFA Dünya Kupası, 2026 yılında Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortak ev sahipliğinde kapılarını açıyor. 48 takımın katılımıyla tarihin en geniş kapsamlı turnuvası olma özelliğini taşıyan bu dev şampiyonada, yedinci grupta yer alan takımlar futbolseverlere tam anlamıyla bir kültür mozaiği sunuyor. Avrupa’nın köklü gücü Belçika, Afrika’nın gururu Mısır, Asya’nın dirençli temsilcisi İran ve Okyanusya’dan gelen Yeni Zelanda, bir üst tura yükselebilmek için Kuzey Amerika’nın modern statlarında ter dökecek.
Kâğıt üzerinde grubun mutlak favorisi olarak görülen Belçika, son yıllarda yaşadığı kadro değişimiyle dikkat çekiyor. FIFA sıralamasında üst basamaklarda yer alan Kırmızı Şeytanlar, grup liderliği için en şanslı aday konumunda bulunuyor. Ancak yeni formatın getirdiği avantajlar, gruptaki diğer takımların da iştahını kabartıyor. En iyi grup üçüncülerinin de son 32 turuna kalma şansının olması, her puanın ve her golün hayati önem taşıdığı bir atmosfer yaratıyor. Mısır ve İran arasındaki ikincilik rekabeti, grubun kaderini belirleyecek en temel unsurlardan biri olarak görülüyor.
| Ülke | Mevcut Sıralama | Kilit Oyuncu | Favori Oranı |
|---|---|---|---|
| Belçika | 8. Sıra | Kevin De Bruyne | 1.34 |
| İran | 21. Sıra | Mehdi Taremi | 7.00 |
| Mısır | 32. Sıra | Mohamed Salah | 5.50 |
| Yeni Zelanda | 89. Sıra | Chris Wood | 21.00 |
Belçika milli takımı için bu turnuva, bir dönemin kapanışı anlamını taşıyor. Kevin De Bruyne, Romelu Lukaku ve Thibaut Courtois gibi efsane isimlerin muhtemelen son kez dünya sahnesine çıkacağı bu şampiyona, “Altın Nesil” için kupa hasretini dindirmek adına son fırsat. Fransız çalıştırıcı Rudi Garcia’nın göreve gelmesiyle birlikte daha agresif ve baskın bir oyun tarzı benimseyen Belçika, elemelerde Liechtenstein ve Galler gibi rakiplerine karşı kurduğu üstünlükle rakiplerine gözdağı verdi. Garcia’nın modern futbol anlayışı, yaşlanan kadronun tecrübesiyle birleştiğinde ortaya seyir zevki yüksek bir takım çıkması bekleniyor.
Takımın beyni konumundaki Kevin De Bruyne, ilerleyen yaşına rağmen oyun görüşü ve pas kalitesiyle hala dünyanın en iyilerinden biri olarak kabul ediliyor. Hücum hattında ise milli takım formasıyla 85 gol barajını aşan Romelu Lukaku, rakiplerin savunma kurgusunu bozacak en büyük güç olacak. Manchester City’de sergilediği performansla dikkatleri üzerine çeken Jeremy Doku ise kanatlardaki hızıyla Belçika’nın en önemli hücum varyasyonlarını oluşturacak. Kalede ise dördüncü turnuvasına hazırlanan Thibaut Courtois’nın tecrübesi, savunma hattına büyük bir güven veriyor.
Afrika futbolunun en önemli temsilcilerinden biri olan Mısır, turnuva tarihine geçen şanssızlığını bu kez kırmak istiyor. Daha önce katıldığı hiçbir Dünya Kupası organizasyonunda galibiyet sevinci yaşayamayan Firavunlar, bu makus talihi yenmek için sahaya çıkacak. Takımın kaptanı ve en büyük kozu olan Mohamed Salah, Liverpool forması altında kazandığı başarılara bir yenisini de milli takım formasıyla eklemeyi amaçlıyor. Salah’ın yanı sıra Premier Lig tecrübesi bulunan Omar Marmoush ve Fransa’da başarılı bir sezon geçiren Mostafa Mohamed, Mısır’ın gol yollarındaki en etkili silahları olarak dikkat çekiyor.
İran, son yıllarda geliştirdiği savunma disiplini ve fiziksel oyunuyla her rakip için zorlu bir engel teşkil ediyor. “Team Melli” olarak bilinen İran temsilcisi, Mehdi Taremi gibi elit bir golcüye sahip olmanın avantajını kullanacak. 100’den fazla milli maç tecrübesi bulunan Taremi, takımın hücum organizasyonlarının merkezinde yer alıyor. Sardar Azmoun’un sakatlık durumu her ne kadar endişe yaratsa da İran’ın kolektif oyun anlayışı bu eksikliği giderebilecek kapasitede. Diğer tarafta, 16 yıl sonra turnuvaya dönen Yeni Zelanda ise tamamen sürpriz peşinde. Nottingham Forest’ın tecrübeli forveti Chris Wood’un liderliğindeki “All Whites”, fizik güçlerini kullanarak gruptaki dengeleri sarsmaya çalışacak.
Futbolseverlerin heyecanla beklediği grup maçları, Batı kıyısının en görkemli stadyumlarında oynanacak. Seattle’daki Lumen Field, Inglewood’daki SoFi Stadium ve Vancouver’daki BC Place, bu tarihi randevulara ev sahipliği yapacak. 15 Haziran’daki Belçika-Mısır mücadelesiyle başlayacak olan maraton, 26 Haziran’daki final maçlarıyla tamamlanacak. Türkiye’deki izleyiciler, zaman farkı nedeniyle gece saatlerine denk gelen bu karşılaşmaları TRT’nin televizyon kanalları ve dijital platformu olan Tabii üzerinden canlı olarak izleme şansına sahip olacaklar. Şifresiz yayınlanacak olan bu maçlar, futbol tutkusunu Türkiye’nin dört bir yanına taşıyacak.
Dünya futbolunun en büyük sahnesi olan FIFA Dünya Kupası, 2026 yılında tarihin en geniş kapsamlı…
Futbol dünyasının kalbi 2026 yazında Kuzey Amerika kıtasında atacak. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika'nın…
Kuzey Amerika kıtasının ev sahipliği yapacağı 2026 FIFA Dünya Kupası, futbolseverler için unutulmaz bir deneyim…
ABD, Kanada ve Meksika'nın ev sahipliğinde düzenlenecek olan 2026 Dünya Kupası, futbolseverlere unutulmaz anlar vaat…
Arsenal’in başındaki Mikel Arteta, gösterdiği düzenli yükselişin ardından Premier Lig’de sezonun en başarılı teknik adamı…
Trabzonspor cephesinde bu yazın en çok konuşulan başlıklarından biri, Felipe Augusto için ortaya atılan yüksek…